-
HABER Tüketicilerin Online Alışveriş, GSM ve İnternet Aboneliği Şikayetleri Zirve Yaptı (SonDakika)
30 Mart
-
HABER Tüketicilere para puan uyarısı
02 Kasım
-
HABER Tüketici derneklerinden özel okullardaki fiyat artışlarına ilişkin velilere uyarı
03 Şubat
-
HABER Tüketicilerden boykota tam destek: İsrail markaları ve ürünlerini almıyoruz!
19 Kasım
İsrail’in Gazze’yi işgali sonrası Türkiye’de
İsrail destekçisi ürünlere yönelik boykot, tüketicilerin satın alma
tercihlerini büyük oranda değiştirdi. Restoran ve lokantalarda gazlı içecek
satışlarının yüzde 50’den fazla azaldığını belirten TÜRES Başkanı Bingöl,
müşterilere alternatifler sunduklarını söyledi.
İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki şiddetli
saldırılarına destek niteliğinde açıklamalar yapan ve İsrail’e yardım gönderen
uluslararası firmalar, dünyanın farklı ülkelerinde boykot ve protesto ediliyor.
Küresel çapta olduğu gibi yurt içinde de tüketiciler İsrail’e karşı pozisyon
alıyor.
Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Başkanı Ramazan Bingöl, AA
muhabirine, yeme-içme sektöründe protesto ve boykot kampanyalarıyla karşı
karşıya kalan gazlı içecek markalarının çok fazla tüketildiğini ancak bu
durumda 7 Ekim’den bu yana ciddi bir değişiklik yaşandığını söyledi.
“YARISI
BOYKOT ÜRÜNLERİNİ SATMIYOR”
Birçok restoran ve lokanta sahibinin Gazze Şeridi’ndeki şiddetli saldırıların
ardından kendi isteğiyle söz konusu gazlı içecekleri satmama kararı aldığını
aktaran Bingöl, “Şu anda benim gözlemim, restoran ve lokantaların yarısı boykot
ürünlerinden olan gazlı içecekleri satmıyor. Bu durum işletmelerin cirosunu
olumsuz etkilemedi. Gelen müşteri gazlı içecek satılmadığını öğrendiğinde,
demirhindi şerbeti ve ayran gibi alternatif ürünlere yöneliyor” ifadelerini
kullandı.
“MÜŞTERİ
SAYGI GÖSTERİYOR”
Bingöl, müşterilerin çoğunluğunun işletmenin gazlı içecek satmama kararına
saygı gösterdiğini ifade ederek, şöyle konuştu:
“7 Ekim’den öncesine göre aylık bazda yeme-içme sektöründe gazlı içeceklerin
satışı yüzde 20 civarı düştü. Bu oranı marketler, lokantalar ve otelleri dahil
ederek söylüyorum. Restoran ve lokantalarda gazlı içecek satışları yüzde 50’den
fazla azaldı. Ben boykot bilincinin canlı tutulması gerektiğini düşünüyorum.
Boykotun sürekli ve geçerli olabilmesinin tek yolu var, muadilini ve daha
iyisini yapacaksın. Benim restoranımda müşterilerimin yüzde 70-80’i demirhindi
şerbeti içiyor. Gazlı içecek yok ama muadili var, diyorum. Boykot meselesinde
özellikle gazlı içeceklere alternatif olacak, çok da lezzetli olan geleneksel
içeceklerimiz var. Şerbet, ayran ve Türk kahvesi gibi lezzetlerimizi daha fazla
tanıtmalı daha fazla tercih edilir yapmalıyız.”
“BOYKOT
KAMPANYASI KARARLI BİR ŞEKİLDE SÜRÜYOR”
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz de Gazze’de bir
soykırım yaşandığını ifade ederek, 18 ülkeden, 34 tüketici örgütüne milyonlarca
insanın soykırıma uğramasına seyirci kalmamaları çağrısında bulunduklarını
bildirdi.
Yaşanan
insanlık dramına karşı tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en güçlü şekilde
tepki gösterildiğini vurgulayan Deniz, şunları kaydetti:
“7 Ekim 2023 tarihinden bu yana,
ülkemiz insanı başta İsrail olmak üzere, bu soykırımı destekleyen ülkelerin
marka ve ürünlerini satın almayarak, tüketici boykotu geliştirmek
istemektedirler. Tüketici Birliği Federasyonu tarafından, özellikle sosyal medyada
dolaşıma sokulan birçok listedeki marka ve ürünler üzerinde yapılan araştırma
ve incelemede, çoğu marka ve ürünün ABD ve İsrail ekonomilerine ait olmaları
bir yana, ülkemizin ekonomisi içinde yer aldıkları, ulusal marka ve ürünler
olduğu tespit edildi. Tüketicinin tüketimden gelen gücünün harekete geçirilerek
yapılacak boykotta, boykot edilecek marka ve ürünün milliyetinin doğru tespit
edilmesi gereklidir. Ayrıca, tüketicinin o ürün yerine, ikame edebilecek başka
ürün seçeneğinin olması, boykotun etkili şekilde uygulanmaya uygun olması ve
boykot kapsamındaki marka ve ürünün ülkemiz ekonomisi bakımından başta istihdam
ve yerli sermayenin zarar görmemesi gibi çeşitli koşulların gözetilmesi
gereklidir.”
“CEPHANE
BİZDEN DEĞİL”
Tüketici Birliği Federasyonu olarak başlattıkları “Cephane Bizden Değil” boykot
kampanyasını kararlı şekilde sürdürdüklerini ifade eden Deniz, “Sadece
Türkiye’de değil, Orta Doğu, Afrika ülkeleri ve Türk devletlerinden boykota
katılımın yoğun olduğu haberlerini alıyoruz. Boykotun etkili olduğunu halka
açık şirketlerin bilançolarından da anlıyoruz. Market raflarındaki boykot
ürünlerinin fiyat etiketlerindeki değişimden boykotun gücü anlaşılıyor.
Neredeyse zararına ürün satıyorlar ama yine de tercih edilmiyorlar.” şeklinde
konuştu.
Deniz,
boykot kampanyasını “başarısızlıkla” ve “sürdürülemez olmakla” ilişkilendiren
yorumlara katılmadığını ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu yorumlar iki sebebe dayanıyor.
Söz konusu markalar, sosyal medya üzerinden böyle bir algı oluşturmak için
trolleri ile kampanya yapıyor. Gerçekte ise eşimiz, dostumuzun boykota sadık
olduğunu görüyoruz. Sosyal medyada dolaşan ‘boykotun başarılı olmadığı’
şeklindeki yaklaşım tamamen firmaların kendi yalan haberleri. Diğer durum ise
boykotun şiddet görüntüleriyle gösterilmesi. Sağduyu sahibi halkımız böyle
kolayı dökmekle, kafeyi basmakla, oradaki insanları rahatsız etmekle boykotun
olmayacağını çok iyi biliyor. Bu görüntülerdeki şahısların samimi olmadığı,
provokatif amaçlarla boykotu sulandırmak için böyle şeyler yaptıklarını
düşünüyorum.”