Tüketimin daraltılması tartışmasına karşın dar
gelirlilerin kısalacak harcaması kalmadı. Gelirleri en düşük grubun
harcamalarının yüzde 65’ini konut ve gıda harcamaları aldı. Bu grubun toplam
tüketim içindeki payı ise yüzde 7’de kaldı. Geliri en yüksek grubun payı ise
yüzde 40 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumu - TÜİK, 2023 yılına
ilişkin "hane halkı tüketim harcaması" istatistiklerini yayımladı.
Ülke genelinde hane halklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalar içinde en
yüksek payı yüzde 23,9 ile konut ve kira harcamaları aldı. Vatandaşların
bütçesinin dörtte biri barınma ihtiyacına gitti. İkinci sırada yüzde 21,9 ile
ulaştırma, üçüncü sırada ise yüzde 20,6 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları
oluşturdu. Eğitim hizmetleri yüzde 1, eğlence, spor ve kültür harcamaları yüzde
1,9 pay aldı.
BARINMA HARCAMASI YÜZDE 30
Gelire göre sıralı yüzde 20'lik gruplar itibarıyla
incelendiğinde ise konut ve kira harcamaları, geliri en düşük yüzde 20’lik
grubun tüketim harcamasının yüzde 29,2’sini kapsadı. En yoksul grubun
harcamasında ilk sıra yüzde 36,6 ile gıda grubunun oldu. Bu grupta ulaştırma
harcamalarının payı yüzde 8,8, mobilya ve ev eşyası harcamalarının payı ise
yüzde 5,4’te kaldı.
En yüksek gelir grubu olan beşinci yüzde 20'lik
grupta yer alan hane halkları ise ulaştırmaya yüzde 28,3, konut ve kiraya yüzde
21, gıda ve alkolsüz içeceklere yüzde 14,5, lokanta ve otele yüzde 6,9
oranlarında harcama yaptı. Bu veriler, düşük gelirli hanelerin yüksek
gelirlilere göre gıdaya 2 kattan daha fazla pay ayırırken eğlence, kültür
harcamalarının düşük seviyede kaldığını ortaya koydu.
TÜKETİMİN ASLAN PAYI EN ZENGİNLERİN
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve
gelmesinden itibaren enflasyonun talep fazlalığından kaynaklandığı iddiasıyla
dar gelirli vatandaşların tüketimini kısıtlayacak önlemler alınırken; 2023’ün
son çeyreğinde toplam tüketimin yalnızca yüzde 7,2’sini geliri en düşük grubun
yapması dikkat çekti. Bu grubun tüketim harcamalarının yüzde 65’i ise gıda ve
konuta ayrıldı. Geliri en yüksek grup ise bu dönemde toplam tüketimin yüzde
40’ını yaptı.
Hane halkı büyüklüğü ve kompozisyonu dikkate alınarak
hesaplanan aylık ortalama tüketim harcaması hanehalkı başına 24 bin 383 lira ve
eşdeğer fert başına 12 bin 521 lira olarak tahmin edildi.
YÜZDE 25 SINIRININ KALKMASI KİRA PAYINI KATLAYACAK
Ankara Tüm Emlakçılar Meslek Odası (ATEM) Başkanı
Hakan Akçam, konut ve kira harcamalarının toplam tüketim içinde birinci sırayı
almasını Aydınlık’a değerlendirdi. Akçam, temmuzda yüzde 25’lik kira artışı
sınırının kalkmasının kira payının daha da artacağını kaydetti. Akçam, şu
ifadeleri kullandı:
Kısılacak harcama kalmadı: Tüketimin yüzde 65’i gıda
ve barınma - Resim : 1
Taner Akçam
“Yüzde 25 sınırının kalkması bir tarafı düzeltirken
bir tarafı da bozar. Enflasyonun altında olan kira artışı konusunda ev
sahiplerinin elini rahatlatır ama 2 yıl içerisinde ev kiralayan kişileri de
mağdur eder. Örneğin ben bir buçuk yıl önce 20 bin liraya daire kiraladım.
Yüzde 50 enflasyon olsa kiram 30 bin liraya çıkacak. Yeni dönemde daire
kiralayanlara ciddi manada sorun çıkarır. Kademeli bir artış olmalı. İki yıl
içerisinde evini kiralayanlara ve daha önce kiralayanlara farklı uygulama
yapılabilir. Ayrıca yüzde 25 sınırının kaldırılması, hane halkı tüketiminden
konut ve kiraya ayrılan payı daha da artırır. Enflasyon ile paralel giden bir
sektör olduğu için ister istemez bu payı da artıracak.”
SADECE YAŞAMAK İÇİN TÜKETİYORUZ
TÜİK’in tüketim verilerine ilişkin Aydınlık’a
konuşan Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz,
vatandaşların kısılacak başka tüketimi kalmadığını ve sadece yaşamak için
harcama yaptığını dile getirdi. Deniz, şunları söyledi:
“Ocak ayında kira konusunu inceleyen bir kamuoyu
araştırması yapmıştık. Ortalama olarak kira ödemesi, hane halkı gelirinin yüzde
30-35 kapsıyordu. Kira ve faturalar hane halkı gelirinin en önemli gider kalemi
haline dönüştü. Öte yandan hayatın sürdürülebilmesi için gıda ve market
alışverişlerinin de toplam harcama içerisindeki payı arttı. Yaptığımız
araştırmaya göre kartla yapılan alışverişlerin yüzde 60 marketlerde yapılıyor.
Bu şunu gösteriyor; hane halkı geliri, sadece yaşamın sürdürülebilmesine tahsis edilmiş
durumda. Sadece barınacaksın, yiyeceksin, ısınacaksın onun dışında bir şeye
para kalmıyor. Kültürel harcama, eğlence gibi yaşam için zorunlu olmayan
harcamalar yapılmıyor.
Kısılacak harcama kalmadı: Tüketimin yüzde 65’i gıda
ve barınma - Resim : 2
Mehmet Bülent Deniz
GİZLİ YOKSULLUK
“Bu durum sürdürülebilir değil Maliye Bakanı
tüketimi baskılayıp enflasyonu dizginlemekten bahsediyor ancak gelinen noktada
bunu yapmak milyonlarca insana ızdırap verecektir. Milyonlarca insan aslında
‘gizli yoksulluk’ yaşıyor. Sadece yaşamını sürdürmek için harcıyorsan aslında
gizli yoksulsun. Kitap alamıyorsan, sinemaya gidemiyorsan, seyahat
yapamıyorsan, hobilerin yoksa aslında gizli yoksulsun. Sadece yaşıyorsun.
Türkiye şu anda bizim tanımladığımız gizli yoksulluk kavramı içerisinde
yaşıyor. Daha fazla kısılacak bir tüketim yok.”
‘VARIMIZ YOĞUMUZ EV SAHİBİNİN’
Aydınlık’a konuşan yeni evli bir çift kiralık ev
bulmada yaşadıkları zorlukları ve sorunları şu ifadelerle anlattı:
“Yaklaşık 5 ay önce kiralık ev arayışına başladık.
Ev aramaya başladığımızda kuralımız evin metroya yakın olması, kirasının bir
kişinin maaşının altında olması, sakin bir semtte yer alması, depreme dayanıklı
olması ve yeni bir bina olması idi. Araştırmaya koyulduktan sonra bu tarife
uygun bütçemize göre bir evin İstanbul hudutları içerisinde olmadığını fark
ettik. Şartlarımızı depreme dayanıklı ve kirasının da maaşımızın altında
olmasına kadar indirdik. Bu koşullarda onlarca kiralık ev araştırdık. Çoğunda ev
sahiplerinin yüzde 25 kira artışını delmek ve kiracıyı evden kolay bir şekilde
çıkartmak için kullandıkları ‘tahliye taahhütnamesi’ ile karşılaştık. Biz
araştırmaya başladığımızda 16 bin TL olan daire kiraları, bir-iki ay geçtikten
sonra 19-20 bin TL’lere çıktı. Benim maaşım ise 18 bin TL’de kaldı. Tam ev
bulma umudunu kesmişken ulaşımı zor ancak yeni bir daire bulduk. 21 bin TL’ye
daireyi kiraladık. Ancak bundan sonrası da kolay olmadı. Kontratı
imzalayabilmek için ‘emlakçıya 21 bin TL, ev sahibine iki kira peşin (42 bin
TL) + 1 kira depozito (21 bin TL) olmak üzere toplam 86 bin TL verdik. Taşınma
ve ev eşyalarını katmıyorum bile. Benim maaşım şu anda kirayı ödemeye bile
yetmiyor. Uzun lafın kısası barınabilmek için varımızı yoğumuzu ev sahibine
veriyoruz.”