-
HABER 1 OCAK sonrası ''200 bin TL üzeri EFT için bunlara dikkat''
29 Aralık
-
HABER Taksi sayısını artırmak tek başına çözüm değil
31 Ağustos
-
HABER Tüketici temsilcileri kira sorununda çözümü anlattı: Şişen fiyatları indirmek vergilendirmeyle olur
29 Kasım
-
HABER İsrail’i boykot Türkiye’de de tüketicilerin satın alma tercihlerini etkiledi Katılım Analiz
02 Mart
Bazı
vatandaşlar evini ya da otomobilini 'nasıl olsa alan çıkar' diyerek değerinden
daha yüksek bir fiyat ile satışa çıkarıyor. Ancak bu durum diğer dairelerin ya
da araçların fiyatlarının da artmasına sebep oluyor. Mal sahibi 'Ben yaptım
oldu' diyebiliyor mu? Bunun cezai yaptırımı var mı?
Türkiye bir
süredir enflasyon ile mücadele ediyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun Mart ayı
için açıkladığı verilere göre tüketici fiyat endeksi yıllık yüzde 50,51
oranında artış gösterdi. Bu artış konut, otomobil gibi malların fiyatlarına
da yansıyor. Ancak bazı vatandaşlar enflasyonun üzerinde mallarını satışa
çıkararak fiyatların daha da artmasına neden olabiliyor.
Bazı insanlar ihtiyacı olmadığı halde evini ya da otomobilini yüksek
fiyattan satışa koyuyor. Örneğin İstanbul'un Maltepe ilçesinde bir dairenin
fiyatı 3 milyon lira ederken bu dairenin sahibi 3 buçuk milyon liradan
dairesini satılığa çıkarıyor. Mal
sahibi "Nasıl olsa bir gün bu parayı ödeyecek biri çıkar" düşüncesine
sahip. Ancak koyduğu bu yüksek fiyat diğer dairelerin de
fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor. Peki malların değerinden yüksek bir
şekilde satışa konmasının cezai bir yaptırımı bulunuyor mu? Mal sahibi 'Ben
yaptım oldu, satılırsa satılır' diyebiliyor mu? Bu duruma karşı ne gibi
tedbirler alınabilir?
'VATANDAŞLAR HERHANGİ BİR SINIRLAMAYA TABİ
DEĞİLLER'
Tüketici Birliği Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz, insanların
evlerini ya da otomobillerini normalden yüksek bedelle satması ile ilgili
herhangi bir yasal düzenleme ya da sınırlama bulunmadığını, tüketicilerin
istedikleri gibi fiyat yükseltebileceğini söylüyor. Deniz "İnsanlar,
serbest ekonomi içerisinde kendine ait mallarına istedikleri fiyatı
biçebilirler" derken bununla ilgili herhangi bir ceza ve denetim
söyleminin hukuksal dayanağının da olmadığını ifade ediyor.
Deniz, ticari kurumlarda işlerin değiştiğini ifade ediyor. Tüketiciler
Birliği Federasyonu Başkanı, "Ticari kurum satış yapıyor olsaydı , ticari
olarak fiyatı yükseltiyorlarsa Ticaret Bakanlığı'na ait Haksız Fiyat
Değerlendirme Kurulu'nun belirlediği cezaya tabiler" diye belirtiyor.
Enflasyonist bir ortamda yaşadığımızı söyleyen Deniz "İnsanlar bugün sattıkları ürünü 6 ay sonra aynı
fiyata alamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Bu yüzden fiyatları
sürekli artırıyorlar" demekte. Başkan Deniz bu duruma çözüm olarak
enflasyonun dizginlenmesi gerektiğini söylüyor. Deniz "İnsanlar fiyatların
artmayacağına dair bir güven duyarsa kendileri de fiyat yükseltmez"
ifadelerini kullanıyor.
'İNTERNET SİTELERİNİN BİR SORUMLULUĞU YOK'
Avukat Şükran Eroğlu serbest
piyasa ekonomisinde herkesin keyfi olarak fiyat belirleyebileceğini söylüyor.
Bunun vatandaşlara bir yaptırımı olmadığını belirten Eroğlu, "Devletin bir
takım tedbirler alması ve insanların mağdur olmasının önüne geçmesi lazım"
diyor.
Peki fiyat artışları karşısında
ilan sitelerinin sorumluğu var mı? Avukat Şükran Eroğlu ilan sitelerinin sadece
alan sağlayıcı olduğunu, bu yüzden o sitelerin herhangi bir sorumluluğu ya da
bir taahhüdünün olmadığını bu yüzden sitelere de yaptırım uygulanamayacağını
söylüyor. Eroğlu vatandaşların istedikleri fiyattan konut veya otomobilleri bir
komisyon karşılığında o sitelere koyabildiğini dile getiriyor.
RAYİÇ BEDEL GETİRİLMESİ GEREKİYOR
"Nasıl kiralara, TÜFE'ye göre artış limiti konuyor ise, konut
satışlarda da en azından devletin bir rayiç (bir malın alım satım değeri)
bedeli belirlenmesi lazım" diyen Eroğlu konutun bulunduğu sokağın ya da
mahallenin bir rayiç bedelinin belirlenmesi gerektiğini de dile getiriyor.
Konut piyasasının da çok oynak olduğunu ifade eden Eroğlu piyasanın mal almak
isteyenlerin aleyhine oynadığını, bu yüzden piyasanın frenlenmesi gerektiğini
aktarıyor. Avukat Eroğlu sözlerini şöyle sürdürüyor.
"Barınma temel bir ihtiyaç bunun da sağlanması gerekiyor. Devlet konut
yapabilir, çok uygun kredilerle destek olabilir. Ancak insanlar eline fırsat
geçince kendi menfaatine göre değerlendirebiliyor. Bir denetim olmadığında ya
da herhangi bir rayiç belirlenmediğinde iş "Fiyatı budur satılırsa satılır
satılmazsa da satılmaz"a dönüyor. Yoksa bu işlerin önüne geçemeyecek ve
herkes enflasyonu bahane ederek bu işi suistimal etmeye devam edecek."