-
HABER ''Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı" şiarıyla büyüyen nesiller, yabancı ürünlerin daha kaliteli olduğunu düşünüyor
18 Ocak
-
HABER Bayramdan sonra zamlar yağmur gibi yağacak-Tigris
13 Nisan
-
HABER Nasıl olsa bu parayı ödeyecek biri çıkar' | Bir ev nasıl fahiş fiyata satılır?
29 Şubat
-
HABER Türkiye’nin Simurg Kuşları...
09 Eylül
Türkiye’nin önemli sorun sıralamasında hayat pahalılığı ilk
sırada yer aldı. 2020 yılında hayat pahalılığı yüzde 17.3 iken 2021 yılında
yüzde 28.1’e, 2022 yılında ise yüzde 33.8’e çıktı.
Tüketici Birliği Federasyonu tarafından yayımlanan
"Türkiye 2014-2024 ekonomik görünüm raporu" son 10 yıldaki
yoksullaşmayı ortaya koydu. Rapor, ücretli ve emeklilerin oluşturduğu büyük bir
nüfusun hızla yoksullaştığını gözler önüne sererken, gelir dağılımı
adaletsizliğinin derinleştiğini gösterdi. Türkiye'nin son üç yılına damgasını
vuran en önemli sorun sıralamasında hayat pahalılığı ilk sırada yer aldı. 2020
yılında hayat pahalılığı yüzde 17.3 iken 2021 yılında yüzde 28.1'e, 2022
yılında ise yüzde 33.8 çıktı. Hayat
pahalılığını ise yoksulluk ve işsizlik takip etti.
Süregelen enflasyonist ortam OECD ve AB ülkeleri ile
karşılaştırılamayacak hale gelirken 2023 sonu itibarıyla AB Avro Bölgesi’nde
yüzde 2.9, OECD G20 ülkelerinde yüzde 6.5 ve ülkemizde ise TÜİK verilerine göre
TÜFE yüzde 64.77 oldu. Mayısta enflasyon ise yüzde 75’i gördü.
ASGARİ ÜCRET ERİDİ
Tüketici Birliği Federasyonu Yürütme Kurulu Üyesi Rifat
Bayatlıoğlu ile raporu ve son ekonomik verileri konuştuk. Yüksek enflasyonda
G20 içinde Arjantin'den sonra 2. sırada olduğumuzu aktaran Bayatlıoğlu, “Bu
ortamdan en çok etkilenenler en düşük emekli maaşı alanlarla asgari
ücretlilerdir. En düşük emekli aylığı alan bir emekli, 2018 yılında 1372 adet
ekmek alabilirken, 2024 yılında sadece 1000 adet ekmek satın alabiliyor.
Raporda da ifade ettiğimiz gibi yine bir emeklinin 2018 yılında maaşı 55 kg
dana kıyma satın almaya yetiyorken, 2024 yılında maaşı ile sadece 32 kg. dana
kıyma alabiliyorlar” dedi.
KARTLI HARCAMALAR KATLANARAK ARTTI
2023 mart ayında 514 milyar lira olan kartlı harcamalar, bu
yılın aynı ayında 1 trilyon 311 milyar liraya ulaştı. Bu büyük artışın
çoğunluğunu taksitli harcamalar oluştururken, son 3 ayda taksitli harcamalar,
peşin harcamaları geçmeye başladı.
Yüksek kredi kartı harcamaları, Merkez Bankasının enflasyon
endişesini artırdığını söyleyen Bayatlıoğlu, “Merkez Bankasının kredi
kartlarına yeni sınırlamalar getirebileceği konuşulmaktadır (getirilmiştir de).
Harcama limitleri düşük olan insanlarımız günlük harcamalarını kredi kartları
ile yapmaktadır, düzenlemeler yapılırken vatandaşlarımızın mağduriyetlerini
arttırmamaya da azami dikkat edilmesi gerekmektedir” dedi.
YURTTAŞ ÜCRETLERE ZAM İSTİYOR
Kıvılcım EFTELYA
Bahar EMREOĞLU
İzmir
Çiğli Kasaplar Meydanı'nda ve Buca Koop pazaryerindeki
yurttaşlarla geçtiğimiz Kurban Bayramı ve işçilerin talebi olan temmuz zammına
ilişkin konuştuk. Yurttaşlar geçinemediğini kaydetti. Esnaf, geçmiş bayramda
‘Bayram edemediklerini’ kaydederken, işçi ve emekçiler temmuzda zam
beklentilerini yineledi.
Belediyede kamu personeli olarak çalışan Volkan Yılmaz,
"Şu anda fiyatlar çok uçuk. Biz iyi kötü bir şey alabiliyoruz ama alamayan
çok aile var. Gelip de buradan bakıp giden çocuklar, aileler var" dedi.
‘HALKA GELİNCE KISIN DENİLİYOR’
Tasarrufu Saray’ın yapması gerektiğini kaydeden Yılmaz,
“Halk zaten tasarrufta. Eskiden insanlar bir pazara gittiğinde kilo kilo
alabiliyordu. Şimdi insanlar pazara da gitmiyor. Pazarda adet işi yok,
manavlardan alıyorlar" dedi.
Yılmaz, “Temmuzda asgari ücrete artış yok ama peki
enflasyonu aşağı çekebilecek mi? Enflasyon yükseldikçe zam gelmiyorsa burada
bir yanlışlık var. Halka gelince 'kısın' diyorlar ama hiçbir şeyde kendi zevki
sefalarından kısmıyorlar" diyerek sözlerini sonlandırdı.
‘SADECE HALKA VERGİ YÜKLEMEKLE OLMAZ’
Emekli Öğretmen Fatih Selçuk ise, "Para yetmiyor.
Aldığımız maaş emekli maaşı. Köşeyi döndüler her tarafı talan ettiler"
dedi.
İktidarın ‘Asgari ücrete temmuz ayında zam yapılmayacak’
ifadelerine yönelik Selçuk, “Asgari ücretin açlık sınırının ne kadar altında
olduğunu herkes biliyor. Açlık sınırının altında nasıl yaşanacak? Bir kira
bedeli başka bir şey değil” dedi.
Belediye İşçisi Faik Özel ise, “Tasarruf sadece bu halkın
üzerine vergi yüklemekle olacak bir şey değil. Zaten halk da şu an parasız
durumda. Verginin vergisinin vergisini almak bu halka bir zulüm. Şu anda
diyoruz ya 'Almanya bizi kıskanıyor'. Evet doğru bizi kıskanıyor, bu maaşlarla
nasıl geçiniyorsunuz diye kıskanıyor" dedi.
Asgari ücretin sefalet ücreti olduğunu düşünen Özel,
"Şu anda kimsenin cebinde para yok. Bakmayın siz şimdi eskiden Çiğli cıvıl
cıvıl olurdu. Eskiden az para alıyorduk ama daha iyi yaşam şartları vardı.
Eskiden 40 TL'ye iskender yiyordun, şu anda tavuk döneri 60-70 TL'ye
yiyorsun" dedi.
'BAYRAMIN BİZİM İÇİN ANLAMI YOK'
Pazar Esnafı Yavuz Aksakal, "Ekmek parası için
pazardayız. Her şey çok pahalı yanına yaklaşılmıyor. Alıyoruz satamıyoruz.
Satıyoruz yerine koyamıyoruz. Her gün farklı zam. Bugün 10 liraya alıyoruz
yarın bir gidiyoruz 15-20 lira. Bu sefer müşteri geliyor siz mi zam yaptınız
diyor iş potansiyeli düşüyor. Yerler kira, mazot aldı başını gidiyor. Devlet
baba indireceğiz diyor ama görünen hiçbir şey yok" dedi.
Bayramın iyi geçmediğini dile getiren Aksakal “Sadece evde
oturduk gelenle gidenle merhabalaştık başka hiçbir şey yok. Bayramın bizim için
hiçbir anlamı yok çünkü bayramda da çalıştık” dedi.
“Temmuz'da ara zam yapılmalı mı” sorumuza ise, “Yapılmalı.
Neticede hak etmişler emekli olmuşlar ama 10 bin lirayla kim geçinebilir? Bugün
en kötü ev kirası 10 bin lira. Nereye verecek, nasıl yapacak. Bu insanlar ne
yiyip ne içecek. Gerçekten biraz el vicdan. 60-70 bin liraları ceplerine
koyuyorlar emekliye 10 bin lira vermek hak mı? Ben niye emekli olayım ki o
zaman" yanıtını verdi.
'FİYATLARDA İNDİRİM BEKLİYORUZ'
Kuruyemiş sektöründe olan Kasım Özdemir bayram hakkında,
"Alıcı düştü. İki üç sene önceki gibi değil. Beklentimizin aşağısında
oldu. Bizim için bayram orta geçti" dedi.
Emeklilere yapılacak zammın fazla olması gerektiğini belirten Özdemir,
“Maaş çok düşük. Asgari ücretin de yükselmesi lazım. Bu şartlarda geçim
sıkıntısı çok. Biz esnafız işimizden memnunuz ama bir de diğer insanları
düşünmemiz lazım yeterli değil” dedi.
Emekli Yasemin Uğurlu, “Bayram bizim için kötü geçti. Maddi
olarak zaten kötü manevi olarak da eski tatlar yok onun için bayram gibi
geçmedi” dedi.
Zamma ilişkin de konuşan Uğurlu, "Maalesef maaş bana
yetmiyor ama zam da beklemiyorum. Maaşlara zam gelince piyasaya çok daha fazla
zam geliyor. Onun için fiyatlarda indirim bekliyoruz" dedi.
'GELECEK DİYE BİR ŞEY KALMADI'
15 yıldır pazarcılık yapan Sidar Bilmez bayramda çalışmak
zorunda olduğunu belirtti. "Her bayram olduğu gibi her şeye zam geliyor.
Üç beş tane fırsatçı yüzünden alan kişi de satan kişi de zamlı alıp zamlı
satıyor. Ama olan hep tüketiciye oluyor. Ekonomi şu anda çok iyi bir durumda
değil. Gelecek diye bir şey kalmadı. Kaygılarımız şimdiden daha çok çoğalmaya
başladı" diyen Bilmez, "Benim üç tane çocuğum var ben onlar için
çalışıyorum bayramda da çalıştım ama gene yetiştiremiyorum" diye ekledi.
Ara zam yapmak yerine fiyatları düşürmek daha mantıklı olur
diyen Bilmez, "Asgari ücrete veya emekliye zam gelmesi demek bütün her
şeye zam gelmesi demek. Fiyatları sabit tutup maaşları yükseltmek daha
mantıklı. En azından alım gücü biraz artacak. Ama maaşlara zam getirmek bütün
mahsule, akaryakıta, tekstile zam demek o yüzen her şeyin fiyatını sabit tutmak
daha mantıklı" diye konuştu.
Son olarak Diyarbakır ve Mardin'de çıkan yangından bahseden
Bilmez, "Diyarbakır ve Mardin'de çıkan yangında çok canlı, insan öldü.
Oradaki insanlara başsağlığı diliyorum" dedi. Konuştuğumuz Hüseyin Topçu
"Ben emekliyim. Artık bir bardak çay bile içemiyorum. Dışarda çay 20 lira,
ekmek 15 lira olmuş. Zor geçiniyoruz. Ev kiraları 20 bin lira. Benim aldığım
maaş 10 bin lira. Ben bu maaşla nasıl geçineyim? Elektrik, su faturasıyla da
maaşın yarısı gidiyor" dedi.
Bayramdan bahseden Topçu "Artık bayram yok. O
eskidendi. Çocuklar bile sokakta yok. Çocuklara bir şey dağıtıyoruz çocuklar
'Amca verme annem kaçırır götürür başkasından bir şey alma dedi' diyor.
Yaşadığımız ortam çok kötü" dedi. Son olarak emekli maaşının en az 25-30
bin olması gerektiğini söyleyen Topçu "Ne verecek ki? 2 bin 500 lira
verecek. Ben onunla ne yapayım? Emekliye en az 25-30 bin verilmesi lazım.
Onunla bile geçinemezsin. Millet aç. Pazardan hiçbir şey alınmıyor" dedi.
Kaynak: https://www.evrensel.net/haber/522207/en-buyuk-dert-hayat-pahaliligi
-dagiliminda-adalet-nasil-saglanir-479209