12.01.2023
Başta İstanbul olmak üzere çoğu
kentteki site aidatlarının ev kiralarıyla yarışacak hale geldiğine yönelik
şikayetler artıyor. Peki fahiş artışlara karşı yasal düzenleme var mı?
Gündemdeki aidat sorununu 5 uzman Haber 7'ye analiz etti.
Senede bir kez genel kurul yoluyla
belirlenen aidatlar lüks konutlarda kiralarla yarışacak hale gelebiliyor. Öyle ki
İstanbul'un bazı bölgelerinde bu rakamın 1.000 TL olduğu, bazı bölgelerinde
istisnai olarak 8-10 bin TL'ye kadar çıktığı söyleniyor.
Uzmanlar 2023 yılı
için aidat artışının minimum yüzde 60 maksimum yüzde 80 aralığında olması
gerektiğini vurguluyor. Fakat site yönetimleri, personel ücretleri dışında
gider kalemleri olduğunu savunarak kat maliklerinden daha fazla ücret istiyor.
Peki yüzde 300'e
varan fahiş aidat artışları aleyhinde bir yasal düzenleme var mı? Kat malikleri
haklarını savunabilmek için neler yapabilir? 5 uzman, gündemdeki aidat sorununu tüm
inceliklerini ve aidata dair merak edilen her şeyi Haber 7'ye anlattı. İşte, o
açıklamalar:
"KEYFİ YAPILAN ZAMLAR TABİİ Kİ OLABİLİR"
İstanbul Emlakçılar
Odası Başkanı Nizamettin Aşa,
normal masraflar dışında kayıtlara geçen bir artışın kat sahipleri ve kiracılar tarafından sorulması gerektiğini belirterek ‘keyfi’
yapılan zamların olabileceğini ima etti:
“Bu durum hizmetle alakalı olduğu için hizmetlerde kısıtlamaya
gidilebilir. Maliyet dışında bir talep varsa zaten kat malikleri itiraz
edebiliyor. Ama bu direkt hesaplanan bir maliyeti karşılamak içinse kimse buna
bir şey yapamaz. O zaman maliyetlerden düşülmesi gerekiyor. Eğer normal
masraflar dışında bir artış söz konusuysa, vatandaşın bunu ödememe, ödediyse
bile bunu dava yoluyla geri alma hakkı var. Ama bilemiyoruz. Neye göre yüzde
100’ün üzerinde zam yaptılar? Hangi kalemi bahane ettiler? Kat malikleri ve
binada yaşayanlar bunun hesabını yönetime sormalı. ‘Niye bu
artışı yaptınız?’ demeliler. Asgari ücret yüzde 54,5 arttı ama sen bunu yüzde 100 uyguluyorsun. Eğer personel
bazlı bir artış varsa bunun hesabını soracaklar. Keyfi yapılan zamlar tabii ki olabilir…
Vatandaşın bu zamları toplantılarda sorması lazım…”
AİDATLAR NASIL BELİRLENİYOR?
Tüketici Dernekleri
Federasyonu Genel Başkanı Aziz Koçal,
site aidatlarının belirleniş sürecini anlatıp genel kurul toplantılarının nasıl
organize edildiğinden bahsetti. Başkan Koçal, bazı site yöneticilerinin mevcut
durumu istismar edici politikalar güttüğünü vurguladı:
"Site aidatları genel
kurulda belirleniyor. Kat maliklerinin katılımıyla birlikte düzenlenen
kurullarda… Örneğin 80 daireli bir sitede 41 tane dairenin kat maliki
toplantıya katılıp ‘onay’ verirse fiyat artırımına gidilebiliyor. Ama
yönetim kurulu, genel kuruldan aldığı yetkiyle kafasına göre zam yapıyor.
Kendilerine verilen
yetkiyi istedikleri gibi kullanabiliyorlar. Enflasyonu da bu duruma bahane
ediyorlar. Burası net… Şöyle
söyleyeyim size, dolar artmamış, benzin artmamış, asgari ücret yüzde 54
düzeyinde artmış… E neye göre yüzde 100’ün üzerinde zam yapıyorsunuz? Burada önemli olan nokta şu, zamların belirlenmesindeki
asıl karar verici kim? Genel kurul mu, yönetim kurulu mu? Bu yetki genel kuruldaysa, yıldan yıla bir
defaya mahsus zam yapılır."
DENETLEME OLMALI MI?
Haber7'ye konuşan tüketici
hakları uzmanı ve avukat Prof. Dr. Seyithan Deliduman,
önlenemeyen aidat artışına yönelik görüşlerini şöyle ifade etti:
"Mevcut
ekonomik koşullar bahane edilerek site aidatlarına fahiş zam yapılıyor. Bu
zamlar genel kurul onayına tabi olmalı... Bunlarla ilgili bir denetleme
mekanizmasının acil olarak harekete geçirilmesi gerekmektedir. Asgari ücretin
%50'ler oranında arttığı bir ortamda %200 aidat zamları hiç makul değil."
VATANDAŞ NE YAPMALI?
Tüketici Birliği
Federasyonu Başkanı Mehmet Bülent Deniz,
kat maliklerinin ve site sakinlerinin yüksek aidat bedellerine karşı alması
gereken önlemleri şu sözlerle ifade etti:
“Her kat maliki
kendi evinde ve kendi iş yerindeki giderlerine göre oransal artışlardan yola
çıkarak aslında istenen aidatın yüksek olup olmadığına ilişkin bir kestirimde
bulunabilir. Öte yandan, özellikle büyük sitelerde proje bitiminden sonra site
yönetimi bir şirkete devrediliyor. Bu da genellikle inşaatı yapan firmanın yan
şirketi oluyor. Uzun süre boyunca o sitenin yönetimi bir şirket tarafından
yürütülüyor. Burada temel sorun, o şirketin ‘gerçekten’ giderler kadar
aidat paylaşımı yapıp
yapmadığı… Bu yönde bizim de kuşkularımız var. Bu şirketlerin
gelir elde etmeye yönelik amaçlarının olduğunu biliyoruz. Bu yönde bir
muvafakat olsa bile, kat malikinin ödediği aidat ortak giderler için toplanan
bir aidattır ve bu giderlerle toplanan aidat arasındaki makas, kat malikinin
itiraz hakkını doğurur. Eğer şüphelendirici bir aidat veya bütçe söz konusu
ise, mahkemelere başvurarak itirazlarını dile getirebilir ve dava açabilirler. Mahkeme ne yapar? Giderleri karşılayacak
biçimde aidat alınıp alınmadığını bilirkişi raporuyla ortaya koyar. Fazla bir
tahsilat söz konusuysa, bu yönde alınan kararın iptaline hükmeder. Kat
maliklerinin ilk vazifesi, genel kurul toplantılarına katılmak ve bütçeyi
inceleyerek aidat miktarının fahiş olup olmadığı yönünde bir kanaat oluşturmasıdır.
Aksi yönde bir karar varsa Kat Mülkiyeti Yasası üzerinden gecikmeksizin
şikayette bulunabilirler.”
YÖNETİM PLANINI OKUMAK NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Kat Mülkiyeti Uzmanı Avukat
Mustafa Şeref Kısacık, yeni bir daireyi satın almadan evvel ‘yönetim
planı’ metninin dikkatli bir şekilde okunması gerektiğini, aksi takdirde
oluşabilecek sorunları örnekler üzerinden anlattı:
“Aidatın nasıl
belirleneceği, kimin ne kadar ödeyeceği, aidatın eşit mi yoksa arsa payına göre
mi ödeneceği yönetim planında yazar. Onun için bir siteye taşınmadan evvel
tapudaki yönetim planını alıp incelemek gerekir.”
"KANUNDA AİDAT DİYE BİR ŞEY YOK!"
Avukat Şeref
Kısacık, yönetim planının
öneminden genel bir ifadeyle bahsettikten sonra vatandaşın karşılaşabileceği az
bilinen örnekleri sıraladı:
Sizin arsa payınız çok yüksekse ve havuzlu bir siteden yer aldıysanız,
havuza hiç girmeseniz bile ‘Arsa payına göre ödenecektir’ ibaresi varsa, bu
havuza her gün giren arsa payı düşük olan küçük daireden iki üç kat daha fazla
ödersiniz.
Asansörlü bir binadasınız… Giriş kattasınız… Hiç kullanmıyorsunuz asansörü…
40’ıncı kattaki bir adam
sizden on kez hatta yüz kez daha fazla
kullanıyor. Ama sizin daireniz daha büyükse hiç kullanmadığınız asansörün
giderini üsttekinden daha fazla ödersiniz. Aynı şekilde dükkânlar da bu örneğe
dâhil edilebilir. Binaya girmeyen dükkânlar bile daha fazla yer kapladığı için
hiç kullanmadığı asansörün giderini ödemekle yükümlü.
En çarpıcı örnekte şu, Kat Mülkiyeti Kanunu’nda ‘aidat’ diye bir şey yok! Onu dernekler uydurdu. Onun kat mülkiyetindeki adı avanstır. Onun için aidat azdır fazladır demeyeceğiz, genel kurullara katılacağız. Biz Fenerbahçe-Galatasaray maçını izliyoruz ama genel kurullara katılmıyoruz. Sonra şikayet ediyoruz…
Haber: https://m.haber7.com/ekonomi/haber/3293434-kanunda-aidat-diye-bir-sey-yok-uzmanlar-haber-7ye-konustu-denetleme-gelecek-mi