-
HABER Tüketicilerin Online Alışveriş, GSM ve İnternet Aboneliği Şikayetleri Zirve Yaptı (İstanbul Ticaret)
30 Mart
-
HABER Tüketici Birliği'nden rötarlı uçuşlarda tazminat hakkı açıklaması!
16 Aralık
-
HABER Tüketici Birliği Federasyonu Market Endeksi yıllık bazda Yüzde 114,21 oldu
18 Ocak
-
HABER Kredi kartına yeni düzenleme vatandaşı nasıl etkiler?
14 Şubat
Eylül, ekim ve kasım aylarında vatandaş yüklü elektrik ve
doğal gaz zammı ile iğneden ipliğe her kalemde yeni fiyat artışlarıyla baş başa
kalacak. Cepte ise para kalmadı.
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent
Deniz’e göre, sonbaharda vatandaşı daha zor günler bekliyor. Büyük zamlara
hazır olmak gerekiyor. Deniz, emeklinin, işçinin, memurun çok mutsuz olduğuna
dikkat çekerek, bu anlamda ekonominin gerçekten alarm verdiğini söyledi. Bülent
Deniz ile tüketicinin durumunu konuştuk.
- Uzun yıllardır tüketici güveni kötümser, niye böyle?
Enflasyon ile güven endeksi 2018’den bu yana kesişmiyor.
Enflasyon düşmüyor güven endeksi de yükselmiyor. En çok bunu dikkate alıyoruz.
Tüketici güveni halkın üç ile 6 ay arasındaki harcama, tasarruf yapma eğilimini
gösteriyor. Endeks 100’ün üzerine çıkmadığı için kötümser bir tablo var.
Tüketici güveninin karamsar olması vatandaşın gelecek dönemde beyaz ve
kahverengi eşya ev araba almayacağının göstergesi. Aslında yaz ayları Türkiye
için bir miktar rahat aylardır.
VATANDAŞ EVE KAPANDI
- Nasıl rahat aylar?
Yaz dönemi insanların memleketine gitmeyi başardıkları,
dönerken kısmen daha ucuz erzak aldıkları dönem olarak bilinir. Ama bu yaz o da
yok. İnsanlar yüksek fiyatlar ulaşım maliyetleri ve para bulamadıkları için
memleketlerine gidemedi. İstanbul’daki son ulaşım zamları da dar gelirliyi
emekliyi büsbütün eve kapattı. Minibüse indi bindi ücreti inanılmaz boyuta
geldi.
- Enflasyon rakamları da çok yüksek.
Resmi rakamlara göre bile enflasyon yıl sonunda yüzde 30’un
üzerinde kalacak. Sonbahar zam ayıdır. Elektrik, enerji fiyatlarının artacağı
dönemdir. Bizim yaptığımız hesaplamalara göre yıl sonu enflasyonu yüzde 40’ı
aşacak. Bu çok kötü bir şey. Tüketici bunu hissediyor. Bizim yaptığımız market
endeksi her ay yüzde 2.5-3 artıyor. Fiyatı düşen bir şey yok. Sıkıntılı bir
ekonomik tablo var. Hukuka güven çok azaldı. Bu tüketicinin hak arama
mücadelesinde cesaretini de kırıyor. Eskiden insanlar sokağa çıkıp bir şeyler
talep ederdi, şimdi sokağa çıkma motivasyonu tamamen ortadan kalktı. Bu durum
hukuki güvenceyle yakından ilgili. Şu anda tüketici çok sessiz bir şekilde
bekliyor, sandığı, seçimi bekliyor.
EKONOMİ ALARM VERİYOR
- Tüketicinin nabzı mutsuzluğa atıyor yani?
Evet Tüketici çok mutsuz. Emekli mutsuz, beyaz yakalı
mutsuz, mavi yakalı zaten mutsuz. Bu mutsuzluk beyaz yakalılara geldiğine göre
ekonomi gerçekten alarm veriyor demektir. Şu anda serbest meslek sahibi avukat,
doktor ekonomik durumdan, gelirinden çok şikayetçi. Kazanamamaya başladılar,
pahalılık nedeniyle para yetiştiremiyorlar.
- Sonbaharda daha kötü bir tablo ile karşılaşacağız dediniz,
daha fazla mı kemer sıkacak?
Borçlanabilen tüketici, kredibilitesi kaldıysa bankadan
kredi alıp ayakta kalmaya çalışacak. Vatandaşın zaruri harcamalarını yapamaz
duruma gelmesine izin vermek insani bir yaklaşım değil. Tüketicinin doğal
hakları var, yiyeceğiz, giyineceğiz, besleneceğiz, barınacağız. Ulaşıma,
iletişime ihtiyacımız var. Bunları artık o kadar minimum seviyelerde yaşamaya
başladık ki dışarıda bir dünya var ve biz onu unutmaya başladık.
Kafeler ağzına kadar dolu deniyor, Bodrum’da insanlar tatil
için sıraya giriyor deniyor. Bu bir ölçü değil. Gidin bir bodrum katta yaşayan
aileye sorun günde kaç öğün yiyebiliyor. Emekli maaşınızla en son ne zaman et
aldınız, bu soruların yanıtı yok. İnsanlar mutsuz. İnsanlar iki ekmek yerine
artık bir ekmekle doymaya çalışıyor. Okula giden çocuğuna ayakkabı alamıyor. Bu
çok kötü bir tablodur. Artık 200 liralık banknotun hiçbir şeye yetmediği bir
dönemdeyiz.
HER KURUŞUN PEŞİNE DÜŞÜYORUZ
- Tüketici kendisiyle ilgili hak aramada da sessiz ve geriye
mi çekildi?
Yok o konuda tüketicinin motivasyonu arttı. Çünkü artık para
o kadar değerli hale geldi ki, her kuruşun peşine düşüyor. İnsanlar birkaç
kuruş için de olsa tüketici hakem heyetlerinin peşini tutuyor. Son yıllarda
tüketicinin hak arama mekanizmaları da kolaylaştı. E-devlet üzerinden başvuru
yapılabiliyor. Ücretsiz oldu. Tüketici birçok şeye ses çıkaramıyor ama bu
konuda kendini iyi hissetmek için parasının peşine düşüyor. Ses çıkarmazsanız
yapanın yanına kâr kaldığı bir dönem bu.
- Şu anda tüketicinin en fazla şikâyet ettiği alan nedir?
Zamlar. Tüketiciden sürekli markete, pazara gittim her şeye
zam gelmiş şikayetleri geliyor. Eskiden firmalar tüketiciyi daha ön plana alan
tüketici dostu politikalar geliştirirdi. Ama şu anda bunu görmüyoruz. Tüketici
artık ısrar etmezse indirim kampanyaları görmüyoruz. Özellikle GSM
şirketlerinde.
SON DERECE MUTSUZUZ
- Sonbaharda bizi daha zor bir dönem mi bekliyor yani?
Evet kesinlikle. Enflasyonun çiftçi üzerindeki yükü artıyor.
Çiftçi buğdayı 14 liraya satıyor ama siz gidiyorsunuz ekmeği 50 liraya
alıyorsunuz. Enerji maliyeti tüketiciyi çok ciddi sıkıştıracak. Eylülde
elektrik, akaryakıt ve doğal gaza zamlar bekliyoruz. Okul hazırlıkları da
başlıyor, zamlar artacak. Eylül, ekim ve kasım aylarında çok sıkıntılı durumda
olacağız.
Çünkü kredi kartı kullanımı, borç stoku da sürekli artıyor.
Yasal takipteki kişi sayısı 4.3 milyonu aştı. Vatandaş çok ciddi bir borç
sarmalının içinde. Emekli maaşıyla geçinemiyor. Öğrenci ailesinden aldığı
parayla geçinemiyor. Öğrenciler geçinmek için kredi çekiyor. Böyle bir sarmal
içindeyiz.
Çok hızlı bir seçim atmosferine doğru da gidiyoruz. Ekonomik
sorunlar bir türlü çözülemiyor. Vatandaş çoğu zaman niye X kişisini tutukladın
demiyor ama niye ekmek 20 lira oldu diye soruyor. Doğrudan cebini
ilgilendiriyor. Tüketici ekonomik hayatında son derece mutsuz. Şimdi bir de
seçim sürecine doğru gidiyoruz.
Seçime gidilirken uygulanan ekonomi politikasından
vazgeçilirse de eyvah demek gerekiyor. Çünkü yine başa dönülecek. O zaman
verilen bedel 4-5 yılımız boşa gitmiş olacak. Türkiye’de istikrarlı bir ekonomi
politikası izlenmediği için bu noktadayız. Konkordato dosyalarında ciddi
patlama var. Şirketler maliyetleri karşılayamaz hale geldiler. Bu da daha fazla
işsizlik demektir. Bu kabul edilemez bir durumdur.
CEPTE PARA YOK
- Tüketicinin nabzı şu an nasıl atıyor?
Banka borçları tüketici açısından büyük problem. Cepte para
yok. Cepteki para hiçbir zaman tüketicinin zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacak
düzeyde değil. Kredi kartı kullanımı artık fırınlara pazarlara kadar indi. Bu
çaresizlikle ilgili bir şey. Gelir dağılımı uçurumu büyüyor. Vatandaşın adım
attığı her yerden vergi alınır hale geldi. Türkiye’nin en zengini ile en fakiri
içtiği kahveye aynı vergiyi ödüyor.
Vergi insanların servetine göre verilmeli. Türkiye’de bir servet vergisi mutlaka getirilmeli. Başka türlü bu adaletsizlik bitmez. Artık ödediğimiz vergi bize yol su olarak geri dönmüyor. Vergi veriyorsunuz ama karşılığında eğitim sağlık hizmetini düzgün alamıyorsunuz.
Kaynak: Sonbaharda büyük zamlara hazır olun - https://www.nefes.com.tr/sonbaharda-buyuk-zamlara-hazir-olun-140944