Genellikle
tartışma, bilgi ve haber paylaşma amacıyla kullanılan X (twitter) platformu,
son günlerde ilginç bir provokasyon tuzağıyla gündemde. Bazı kullanıcılar,
hedefli paylaşımlarla belirli kişi veya grupları tahrik ederek kendilerine
küfür veya hakaret ettiriyor, ardından bu paylaşımları delil göstererek yüklü tazminat davaları açıyorlar. Aynı zamanda Avukat olan
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz bu işi meslek
edinenlerin sayısının ciddi ölçüde arttığını belirterek, “Mahkemeler de,
savcılar da bu işten bıkmış durumda” dedi.
TARAFTAR UYARISI
Bu tür davalarla
kendisinin de çok sık karşılaştığını ifade eden Bülent Deniz, şunları söyledi:
“Örneğin elimde bir dava var. Bir spor yazarı bir kulüple ilgili tahrik edici
bir paylaşım yapmış. Ateşli bazı taraftarlar da altına hakaretvari yorumlar
yazmışlar. Kişi, hepsine karşı savcılık şikayeti yaptı, ardından da irili
ufaklı tazminat davaları açtı. Bu sadece bir örnek. Bu işi meşgale edinmiş
kişiler çok arttı. Tahrik edici paylaşımlar yaparak, kendilerine hakaret
edilmesini sağlıyorlar, sonra bu durumu parasal kazanca çeviriyorlar. Sokaktaki
vatandaş sürekli bu yüzden tanımadığı adamlara tazminat ödeyip duruyor.
Öncesinde karakolda gidip ifade verme, ceza davası ile uğraşma da cabası.”
GELİR MODELİ OLDU
Adli Bilişim Uzmanı
Prof. Dr. Ali Murat Kırık da sosyal medyadan kendine küfür ettirip tazminat
kazanmanın artık yeni bir gelir modeli haline geldiğini, bu tür şeylerle çok
sık karşılaştıklarını belirtti. Tahrik etme unsurlarının daha çok siyaset,
spor, din, etnisite veya toplumsal cinsiyet gibi hassas konular üzerinden
yürütüldüğüne dikkat çeken Kırık, şunları söyledi: “Amaç, hedef kişinin bir
anlık öfke ile hakaret etmesini sağlamak. Bu mesajlar ekran görüntüsüyle
belgelenerek doğrudan savcılığa taşınıyor ya da tazminat davası açılıyor. Aynı
kişinin farklı hesaplardan birçok kişiye aynı taktiği uygulayarak onlarca dava
açtığı ve her birinden maddi kazanç elde ettiği durumlar söz konusu.”
Bu tazminat
tuzağının dijital çağın yeni manipülasyon aracı olduğuna vurgu yapan Ali Murat
Kırık, şöyle devam etti: “Bu durum klasik bir hakaret vakası değil, bilinçli
bir kurgunun parçasıdır. Karşı tarafı duygusal olarak kışkırtıp, öfkeye
sürükleyerek o anlık tepkiyi delil gibi kullanmak, dijital etik açısından çok
ciddi bir sorundur. İnsanlar artık sosyal medyada cevap vermekten korkar hale
geldi. Bu, iletişimin doğasına aykırıdır. Dijital platformlar bu gibi kötüye
kullanım örneklerini tespit edebilecek yapay zeka destekli sistemler
geliştirmelidir. Aynı kullanıcı, benzer senaryolarla sürekli dava açıyorsa bu
bir istismar sinyalidir.”
ÖFKEYLE MESAJ YAZMAYIN
Bir anlık öfkenin,
yıllarca sürecek bir dava anlamına gelebildiğini kaydeden Kırık, sosyal medyada
küfür provokasyonuna karşı alınabilecek önlemleri ise şöyle sıraladı:
Provokatif
içeriklere asla cevap vermeyin.
Kim olduğunu
bilmediğiniz hesaplarla tartışmaya girmeyin.
Öfkeyle mesaj
yazmayın.
Şüpheli hesaplarla
diyaloğa girmeyin.
Mesajlarınızı
arşivleyin.
Dijital ortamda yazılan her kelime kalıcıdır. Anlık öfkeyle yazdığınız bir küfür, ciddi tazminat yükümlülüğüne yol açabilir.”